Aziz mü’min,
Bu hadisin tahlilini kadınla ilgili Vahyin Penceresinden'de yapmıştık.
Kısaca: Bu hadisin sebeb-i vürudu Medine'de özellikle şehid olan kocalarının servetine konan ve birkaç kocadan sonra servetleri katlanarak büyüyen kadınlardan kaynaklanan bir fitne ile ilgilidir.
Sözün söyleniş zamanı: Mü’minlerin zor zamanlarının bitip artık dünyevî refahın göründügü Medine Dönemi, hatta Hayber Fethi sonrasıdır.
Efendimizin söylerkenki psikolojisi: Bir kızgınlık anıdır. Üstelik az rastlanan bir kızgınlık anı. Hz. Selman'ın Ebu Huzeyfe'yi uyarırken söylediği sözler hepimizin kulağına küpe olmalıdır: Peygamber de bir beşerdi. Biz güldüğümüz de güler, şakalaştığımızda katılır, ağladığımızda ağlardı. O da kızardı. Onun kızgınlık anında söylediği sözü nakletmekle sen bazılarının kinini bazılarına miras bırakmış olursun.
Bu hadisten yola çıkarak kadın neslinin tümü hakkında bir yargıda bulunmak, hırsızı malının üzerinde yakalayıp getirdiği ve onun elinin kesilmesine neden olduğu için Efendimizin kızgınlıkla söylediği "Siz şeytanın askerisiniz" sözünden yola çıkıp sahabenin erkeklerini bununla suçlamak kadar abestir.
Yine, bir sefer sırasında yaralanan ve gusül etmesi icap eden yaralı sahabi "Benim için ruhsat var mıdır?" sorusuna, hayır diyen ve bu yüzden yıkanan ve bunun sonucunda da ölen sahabenin haberi kendisine geldiğinde "Canı çıkasıcalar! Haydi bilmiyorlar, soramazlar mıydı?" diyen Rasulullah'ın bu sözünü, muhataplarına "beddua" olarak anlamak ve genellemek kadar gülünçtür.
Bunlar gibi o da özeldir.
Vesselam.