4 Rebiü'l-Ahir 1431 | 20 Mart 2010

Elde ‘BİR’ varsa, gerisi sıfır olsa ne yazar?

» Anasayfa

» Biyografi

» Videolar

» Bize Ulaşın

» Sık Kullanılanlara Ekle

» Giriş Sayfam Yap

» Ziyaretci Defteri

Kategoriler

Kur'an ve Tefsir
Akaid ve Kelâm
Fıkıh ve İlmihal
Hadis ve Sünnet
Güncel
Siyer
Muhtelif
Kur’an’da ki Peygamberler
Beşeri Bilimler
Şiir
Sesli ve Görüntülü Eserleri
Basılmış Eserler
Okuma Sırasına Göre Kitaplar

Üyelik

Kull. Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

En Çok Okunanlar

Müstehcen resimler ve görüntüler
Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksin

Bayanlara Özel Site

Kadın Erkek İlişkisi

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Perukla Çalışmak

Sormazsam Ölürüm

Sol elle yemek

Başörtümü mü? İş mi?

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti

Yorumlananlar

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti
Selamunaleykum değerli hocam, Allah’ın selamı sizin ve bu hayatı örnek olarak yaşayan, geçmişten bug

Perukla Çalışmak

Müstehcen resimler ve görüntüler

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Adetlinin Orucu

İbn-i Teymiyye

Bayanlara Özel Site

Başörtümü mü? İş mi?

Meâl Hakkında Birkaç Sual

 
 
Hadis ve Sünnet  

20 Mart 2010 / 15:58

Mü'min mü'minin aynasıdır

 

Saygıdeğer Hocam,

Dün derste nasihat kavramına “Mü’min müminin aynasıdır” hadis-i şerifi üzerinden bir açılım kazandırmaya çalışırken algımda bir kırılma oldu. Bugüne kadar aklıma gelmeyen tarafı ile hadis üzerinde düşünmeye başladım. Çevremdeki arkadaşlarımla fikir alışverişinde bulunuyorum. Ne var ki anlama çabalarım beni önce şu sonuçlara; bunların ötesinde de çıkmaza götürüyor:

Eğer ;

Dersem ki bu hadis-i şerif; “–iyilikte ve kötülükte- saf mü’min tipinin birbirinde yansımasının pürüzsüz olacağından haber veren ama her zaman hali ifade etmeyen; olması gereken hali anlatan bir formattır,” sorun yok.

Dersem ki bu hadis; “hali anlatır ama sıfatları birbirine benzeyen mü’minler arasında geçerlidir” yine sorun yok,

Görüntü veren düzgün, aynadaki yansıma genelde bozuk ise ve dersem ki; “aynaların odak noktası bozuk” -bu şeytanın iğvası değilse- gene sorun yok.

Şöyle düşünüyorum; Hadisin zahiri anlamı karşımdaki mü’mini bana ayna olarak takdim ediyor, aynanın tabii vasfı da benim görüntümü bana iade etmesi, karşımdaki aynaya bakarken görüntü bozuksa görüntü sahibi olarak ben bizatihi bozuk görüntünün kendisiyim.

Bu durumda aynaya kızıp onu kırmak, ona küsüp bir daha bakmamak yerine aynadaki görüntüyü düzeltecek bir özeleştiri ve yenilenme hareketi içine girip kendime dönmeliyim. Buraya kadar yine bir sorun yok.

Ama,

Görüntü kalitelerini bir bir önüme açıp -şeytanın üflemelerini de hesaba katmaya çalışarak insafla- değerlendirme yapmaya geçtiğimde, zaman zaman “ama bu görüntü bana ait değil” diye canhıraş çırpınmaya başlıyorum ve, “O görüntü bana ait değil neresini ve de nasıl düzelteyim?” İmkansızlığının ya da zorluğunun içine düşüyorum. Sonra şu yorumlamayı dikkate alıyorum, “Kusurlarımızı öğrenmenin bir başka yolu da, başka Müslümanlara bakmaktır.” Hadisin bir tarafı bunu da anlatıyor biliyorum, ama ısrarla karşımdaki ayna beni gösterir, şayet görüntü bozuk ise bu benim kendi görüntüm, ben kendimi düzeltmedikçe görüntü düzelmeyecektir. Ama kimi bozuk görüntülerin sahibi de ben değilim, eğer yanılıyorsam ve o görüntü bensem “eyvah, eyvah!” krizinin başladığı noktaya geri dönüyorum, tabii o zaman da tıkanıyorum ve de bunalıyorum.

Bunun adı vesvese ise ben onu terk etme noktasında tedbirlere başvurur ve biiznillah def ederim. Hadisi anlamama yardımcı olacak âyet-i kerimeler ve kardeş hadisler var da ben tutunmasını beceremiyorsam iz sürmeme yardımcı olur musunuz? (Zihnimi bu kaynaklardan bağımsız işletmiyorum aslında, ama sonuçta o kaynaklara vukufiyetim oranında kulaç atıyorum, tabii ki yetmiyor).

Teşekkür ederim.

Muhtereme Hanımefendi Kardeşim,

Bu hadisin bu cümlesinin önünde ve ardında gelen ibarelerin rivayet zincirine göre aldığı farklılıklara bakılacak olursa (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Münavi vd.), ilk dönemden itibaren hadisin nasıl anlaşılacağı hususunda farklı bakış açıları geliştirilmiş. Özetle bu:

 

1. Mü'min kendini karşısındaki mü'minde seyreder ve kendine çekidüzen verir. Kusurlarını onda görür.

 

2. Mü’min kişi, kardeşine bakınca gördüğü kusurları hemen ona hamletmemeli, "Acaba karşımdaki kişi kendi kusurlarımı seyrettiğim bir ayna mıdır?" diye sormalı.

 

3. Mü'min muhatabı olan mü'mine ayna olmalı ve onu edebine uygun olarak düzeltmeli, gözündeki çapağı kendisine göstermeli ve onu daha da güzelleştirmeli.

 

4. Mü'min muhatabını edebine uygun olarak düzeltmeye kalkınca karşısındaki o mü'mine kızmak yerine teşekkür etmeli. Zira o aynalık yapmıştır. Aynaya kızmamalı.

 

5. Mü'min içindeki imanı mü'mine yansıtan bir ayna olmalı. Bu yansıma sayesinde iman kardeşliği tesis edilmeli.

 

Bu ihtimallere dahası da eklenebilir.

Hadisin bir vechinin sebeb-i vüruduna baktımızda sadece mü'minin değil kâfirin de aynası olduğu anlaşılıyor. Çünkü Efendimizin yüzüne gelip onu yeren şeyler söyleyen bir müşrikten söz ediliyor. Demek ki hadisi "insan insanın aynasıdır" şeklinde anlamak da mümkün.

Bu sonuncusu tekellüflü olabilir. Esas olan hadisin tüm vecihlerinin ana cümlesi olan "el-mu'minu mir'âtu'l-mu'min" hitabının efendimizin ashabına verdiği bir inşa dersi olduğunu düşünüyorum. Yani "mü'min müminin aynası olmalıdır, birbirinizin aynası olun, birbirinizi güzelleştirin, birbirinizi güzelleştirmeniz sırasında kırıp dökmeyin, baktığınızdan önce bakışınızı düzeltin, aynanız sisli puslu, sırçası kararıp dökülmüş bir ayna olmasın, doğru gösterin, karşınızdakini yanlış ve yamuk göstermeye kalkmayın, konveks ve konkav aynalar gibi olduğundan farklı göstermeyin birbirinizi, büyüğü küçük, küçüğü büyük, doğruyu eğri eğriyi doğru göstermeyin, hakikat neyse onu gösterin" gibi...

 

Bu durumda sizin endişeniz tam oturuyor. Burada Efendimizin muallimlik vasfı gereği öğretici ve inşaa edici olma vazifesinden yola çıkarak bunun inşai bir temenni olduğunu varsayarsak, her mü’minin aynalık yapamayacağını, yapanların da doğru aynalık yapması gerektiğini, tabi ki ayna diye baktıklarımızın da doğru gösterip göstermediğini kontrol etmemiz gerektiği sonucunu çıkarırız.

Yorumlar

Toplam 3 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

Hadislerde Ğayb

Mü'min mü'minin aynasıdır

Kıbleye Yönelerek Hacet Gidermek

Gaybdan Haber Vermek

Kabirleri Mescid Edinmeme

Kadın Hadisi

Kadının Erkeğe Secdesi

Ümmetimin alimleri..

Mükaşefe Yoluyla Hadis Almak

Hadis

Şefaat
 

Makaleler

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur

Kur'an

İlim ve Bilim

İrfan ve Şuur

İnsan ve Toplum

İbadet

Eğitim ve Öğretim

Gazete Gündem

Güncel

Siyaset

Tarih

Haftanın Makalesi

Meal Hakkında

Kurani Hayat Makaleleri

Söyleşiler - Soruşturmalar

Sizden Gelenler

English Translations

Deutsche Übersetzungen

Arabic

Yeni Şafak Makaleleri

2001- Makaleleri

2000- Makaleleri

Medyalar

Arama

 

Etkinlik Takvimi

Söyleşi

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Ahmed İslamoğlu Kimdir?

Son Eklenenler Soru ve Cevaplar

Evrenin Yaratılışı, Sınav Günü ve Sembolik Anlatım

Askerde Namaz

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur'an

Hayat Kitabı Kur'an

Özlü Sözler

Tavsiyeler I

Tavsiyeler II

Adayış Risalesi

Yürek Devleti

Yürek Fethi

Son Eklenenler Makaleler

Bu da geçer yahu!

Gedenken, verstehen oder ins Leben tragen?

Was ist Nafs? (3)

Was ist Nafs? (2)

Was ist Nafs? (1)

Allah'a iftira etmeyiniz!

Eller var...

"Ergenekon" işbaşında mı?

İmam-Hatiplilerin önü açıldı mı?

Eğitimin sistemi-sistemin eğitimi

Linkler

 

Copyright © 2008 MUSTAFA İSLAMOĞLU
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: networkbil