Aziz ilim talibi,
Humus, "beşte bir" demektir. Kur'an'da sizin de tespit ettiğiniz gibi sadece Enfal suresinin 41. ayetinde söz edilir. Kur'an'da ve sünnette humusun tek gelir kaynağı vardır: GANİMET. Mezkûr ayet ganimetin sarf yerlerini gösterir.
Bu ayete benim mealim genelin mealinden farklıdır: ŞUNU İYİ BİLİN Kİ, GANİMET OLARAK ALDIĞINIZ HER ŞEYİN BEŞTE BİRİ ALLAH'A VE ELÇİEYE; DOLAYISIYLA YAKINLARA, YETİMLERE, MUHTAÇLARA VE YOLDA KALMIŞLARA AİTTİR.
Bu meal Rasulullah'ın uygulamasına uygundur. Geriye kalan beşte dördü savaşa katılan mücahidlere dağıtılır. Beşte biri ise bu sayılan sınıflara verilmek üzere Rasulullah tarafından alınır.
Caferiler ise Humus'u ayette gösterilen kaynağa şamil kılmayıp yedi yeri humusa dahil ederler: 1. Ticaret ve Kar, 2. Maden, 3. Define, 4. Harama karışmış helal mal, 5. Denizden çıkarılan mücevher, 6. Savaş ganimeti, 7. Zımminin müslümandan aldığı yer.
Bunlar içinde sadece 7. maddenin delili vardır. Gerisinin delilini ben ne sünni kaynaklarda ne de Şii kaynaklarda görmedim.
Bu humusun alınacağı yerler.
Bir de sarf edileceği yerler var: Bunlar da Şia'da ikidir: 1. Seyyidlerin hissesi ki bu 12 imama itikat eden seyyidler olmalıdır zalim bile olsa onlara verilir Caferi fıkhına göre. Bu kimselerin diğerlerinden ayırt edilmesi maksadıyla siyah sarık sarma geleneği ihdas edilmiştir.
İkinci masraf yeri İmam hissesidir ki, bu hisse 12. imamın ğaybetinden sonra zamanın müçtehidine verilmeye başlanmış ve Caferi fıkıh geleneği de öyle oturmuştur.
Sualinizin cevabı olarak son sözüm: Humus menşeini genişleten hüküm nassa değil, Şia imamlarının içtihatlarına dayanmış görünmektedir.
Vesselam, veddua.