9 - İman Bilinci

Okuruma fî tarihinden kalma bir İman Risalesi borcum vardı. Aziz okurlarımdan istirhamım, İman Bilinci adı altında yayınlanan bu eseri, o kadim borcuma saymasıdır. Şöyle ki: İman isimli kitabımız, bu alandaki ilk eserimizdi. Üzerinden bunca zaman geçti. Bazı fakültelerde ders kitabı olarak okutuldu, bazılarında üzerine bitirme tezleri hazırlandı. Fakat aslında biz İman adlı eserimizi tasarlarken, onu bir risale olarak düşünmüştük. Ne var ki kitap yazılıp bittiğinde bir risalenin çapını aşan bir eser ortaya çıkmıştı. İlk bölümleri yoğun kelamî konulara ayrılmıştı. Bu yüzden ilk ismi olan İman Risalesi adını değiştirmek zorunda kalmıştık. İman kitabımızın yayımlandığı günden beri bazı okurlarım, ya ayrı bir risale kaleme almam, ya da İman kitabının son bölümünü müstakil olarak neşretmem konusunda ısrar ettiler. Hatta bazıları İman kitabımın, İman: İnsanın Saadeti adlı beşinci bölümü teksir yaptırıp dağıttı. Bundan da aldığım cesaretle, ben de daha fazla ısrarlara direnemedim. Arzum hep bir İman Risalesi kaleme almak idi. Fakat zamanım elvermedi. Sonuçta ikisinin ortası oldu. İman kitabımızın son bölümünün yayınlanmasına işte bu yüzden izin verdim. Ancak bunun içine sinmesi için, o bölümün başına nisbeten uzun ve ayrıntılı sayılabilecek İman Esasları'na ilişkin bir bölüm ekledim. İşte elinizde tuttuğunuz İman Bilinci, böyle vücut buldu. Rabbimden tesirini halk etmesini, sözlerin yüreklerimizden çıkıp yürekleri bulmasını niyaz ederim. Sözlerimiz ceset hükmündedir. O cesedin kalbine ruh üfleyerek muhatapta tesirini yaratacak olan Allah'tır. Gayret bizden, Tevfik ve tesir Allah'tandır.