Emeğe Saygı

Güzel hocam, Bilgilerine güvendiğim hocam, Derslerinizi zevkle dinliyorum, lakin dinleyemediklerim var. Dinleyemediklerim ücretlendirilmiş. Siz biliyorsunuz ama ben yine de hatırlatmak isterim Allah?ın âyetini: (Sebe 47) De ki: 'Ben sizden bir ücret istemişsem, artık o sizin olsun. Benim ecrim (ücretim), yalnızca Allah'a aittir. O, her şeye şahit olandır.' (Bunun gibi birçok âyet var) Hocam bu hükme göre Allah?ın âyetleri satılamaz. Lütfen hocam beni rahatlatın, siz ücret isteyenlerden değilsiniz değil mi? Selametle.

Aziz mümin,

 

Dinlediklerinize karşılık sizden ücret istenmediğini itiraf ediyorsunuz.

Ne 15 senedir sürdürdüğüm tefsir derslerinden, ne bir o kadar süre hutbe ve konferanslarımdan, ne televizyon programlarımdan bir tek kuruş ücret almadım. Bazı konferanslarım için tek tük verilen zarfları da kapağını açmadan bağışladım. Benim geçim vasıtam kalemim ve eserlerimdir. Para kazanılan ürünlerimden telif hakkımı anamın ak sütü gibi aldım, alırım. Para kazanma maksadı güdülmeyen her hizmette ürünlerimi tüm insanlığa analarının ak sütü gibi helal eder ve sebil ederim. Şiarım ve usûlüm budur.

Siz 'Bu hükme göre Allah'ın âyetleri satılamaz' cümlesiyle 'Güzel Hocam' diye hitap ettiğiniz birine 'Allah'ın âyetlerini satmak’ gibi bir işamda bulundunuz, bir çirkinliği yakıştırdınız dolaylı da olsa.

Sizi:

1. İnsafa, edebe ve hak hukuka riayete davet ederim. Zira bu kul hakkıdır. Ayıptır, günahtır, çirkindir.

2. Sizi akl-ı selime davet ederim. Dinledikleriniz ücretsizdi. Zira onları söyleyen ücret almadı, ama bir kitap, bir CD alırsanız ücret ödersiniz. Mushaf alırken ödediğiniz ücretin Kur'an'ın fiyatı olduğunu mu sanıyorsunuz? O ödediğiniz kağıdın, cildin, baskının, mizanpajın fiyatıdır. Diğerleri de böyledir. 'Bana bir harf öğretenin kölesi olurum' diyen yiğitler çıkaran bir dinin saliki, aldığı kitaptan öğrendiklerinin dinlediği dersten öğrendiklerinin karşılığını asla ödeyemeyeceğini bilir ve Allah razı olsun der. 

3. Tefsir derslerim Akabe vakfımızın imkânlarıyla talibine ulaşıyor. Vakıf bu iş için büyük bir kadro istihdam edip, internet altyapısı, online hizmeti vs. için kucaklar dolusu para harcıyor.

Bu harcamanın bir kısmını da, tüm görüntülü ve sesli eserlerimizi basan Adım Prodüksiyon'un gelirleriyle karşılıyor.

En ağır işamı ima eden siz, hiç sorumluluk duyup da şöyle dediniz mi, 'Yahu, bütün bu hizmetlerin bir maliyeti var. Bu ağır yükün gücüm yetecek kadar bir kısmını olsun ben karşılayayım. Emeğe saygısızlık etmeyeyim. Elimden o da gelmezse bir teşekkür edip hakkınızı nasıl ödeyeyim diyeyim?’

4. Peygamberler peygamberlik karşılığında ücret almamakla emrolunmuşlardır. Bu hizmetin karşılığı Allah'a aittir. Kur'an bunu böyle söyler. Ama sözgelim peygamberin biri koyun yetiştirip satsaydı, onun bedelini alırdı. Nitekim zırh veya sepet örerek geçimini temin ettiği rivayet dilen Davut peygamber bundan elde ettikleriyle geçinirdi. Allah kendi elçisine "Seni biz doyuracağız" buyuruyor. Nitekim savaş gelirlerinin beşte biri olan humusu peygamberin ve aile efradının özel geçimine tahsis etti. Gördüğünüz gibi insan yer içer, çoluk çocuğunu besler. Peygamber için bile bu böyledir.

5. Âyetleri keyfinize göre yorumlamışsınız. Bu vebal. Umarım yaptığınız hatanın büyüklüğünü görürsünüz.

 

Allah bize sabır size feraset versin.