Malum medya neden İsrailcidir?

Kimileri onlara “kartel medyası” diyor. Kimileri “bir kısım medya” diyor. Kimileri “azgın azınlık medyası”. Kimileri “laik” veya “laikçi medya” diyor.

Ben hep “malum medya” dedim. Çünkü malumlar.

İsrail’in Filistin ve Lübnan’da işlediği katliamlar karşısında aldıkları tutumu görüyorsunuz, değil mi?

Mesela Hürriyet adlı malum gazete.

İsrail terör örgütü, Lübnan’ın Kana köyünde 60 sivili havadan bombaladı. Bunların 37’si çocuk. Bu katliamı Hürriyet adlı malum gazete nasıl verdi, biliyor musunuz?

“Bu Bombalar İsrail’i Vurdu” manşetiyle.

Yani, insanların ölümü malum gazete için önemli değil. 37 çocuğun ölümü de. 60 sivilin ölümünün haber değeri, İsrail’in itibarını sarsmasından kaynaklanıyor. Onun için bombaların altında can verenler değil, onlar yüzünden sarsılan İsrail’in itibarı manşete çekiliyor.

Utanmasalar, “Ölerek İsrail’in İtibarını Vurdular!” diye manşet atacaklar. Utanmasalar, ölenleri suçlu çıkaracaklar. Tıpkı, istişhad operasyonlarında canlarını veren Filistinli şehitleri suçladıkları gibi.

İstişhad operasyonlarına “intihar eylemleri” adını taktılar. Bu da yetmedi, “canlı bomba” dediler. Tam bir semantik terör bu. Kelimeler üzerinden terör estiriliyor ve kelimelerle savaşılıyor.

Canlı bombaymış. Sen hiç öldün mü? O insanın üzerine yerleştirdiği tahrip kalıplarının ilk öldüreceği kişi kendisi. Her istişhad eylemcisinin ilk göze aldığı ölüm kendi ölümüdür, sonra düşmanın ölümü. Birincisi kesin, ikincisi ihtimal.

Peki, buna karşılık İsrail ne yapıyordu. Havadan bombalıyor. Bunda durum tersi: Bombalayanın ölme ihtimali sıfır, öldürme ihtimali ise yüzde yüz.

Birincisi bal arısına, ikincisi ise eşek arısına benziyor. Bal arıları, bal imal etmek için yaşarlar. Kendilerine zarar vermedikçe kimseye saldırmazlar. İşlerine bakarlar. Saldırmazlar, çünkü soktukları zaman ölürler. Yani, bal arısının sokmaya kalkması bir “istişhad operasyonu”dur. Ölümü göze alarak sokarlar. Asildirler, onurludurlar, şereflidirler.

Ama eşek arıları öyle mi ya. Onlar hem bal yapmazlar, hem başkalarının yaptıkları bala konarlar, hem de kondukları balın sahibi kovaladığı zaman onu sokmaya kalkarlar. Eşek arılarının sokması “eşekliktir”. Zira bal arıları gibi sokunca ölmedikleri için, canları sıkıldı mı sokmaya kalkarlar. Döner bir daha sokarlar.

Malum basın, eşek arılarına ses çıkarmadı. O hep, bal arılarına saldırdı. Çünkü kendileri de eşek arısı tabiatlı. Saldırgan İsrail’i desteklemeleri bu yüzden.

İsrail, bölgeye Batı tarafından sokulmuş bir bıçaktır. İthal edilmiştir. Yabancıdır, müstevlidir. Ortadoğu’nun bağrına saplanmıştır. Ancak savaşarak, kan dökerek, etrafını tehdit ederek var olabileceğini düşünmektedir.

Malum basın da, bu ülkenin İsrail’idir. Batı tarafından beslenip içimize sokulmuş “devşirmeler” eliyle var olmuş, onlar eliyle beslenmiş ve büyütülmüştür. İthal fikirlerin acenteliğini yaparlar, yerli olan her fikre al görmüş boğa gibi saldırırlar. Sırtından zengin oldukları bu ülkenin değerlerine yabancılaşmışlardır. Müstevlilerin kahyalığına soyundukları için, müstevliden daha fazla müstevli edası takınırlar. Kendine oryantalisttirler. Bu toprağın değerleriyle savaşarak, bu toprağın insanı arasına nifak sokarak var olacaklarını, menfaatlerini koruyacaklarını düşünürler.

İsrail, Filistin’i vurmak için Filistin içindeki “laik/seküler” unsurları kullanır. Daha bir ay önce ajanslara düşen şu haberi nasıl unuturuz: “İsrail, iktidar kavgasının yaşandığı Filistin’de Devlet Başkanı Mahmut Abbas’a bağlı el-Fetih’e yaptığı silah sevkiyatını tamamladı. İsrail, el-Fetih’e, Ürdün üzerinden 950 adet Amerikan yapımı M-16 tüfeği gönderdi. İsrailli yetkililere göre, 400 tüfek Abbas’ın karargahının bulunduğu Ramallah’a, 550 tüfek de HAMAS’ın kalesi konumundaki Gazze’ye gönderildi.”

Wafa Haber Ajansı’na göre, Abbas “Bunlar tamamen yalan” diyerek bir açıklama yaptı: “Benim bu konuyla ilgili hiçbir fikrim yokken, İsrailliler, Filistin Başkanı’na gönderilen silahları konuşuyor. Bu tür haberler, Filistinlilerin arasına nifak sokmayı amaçlıyor.”

Eğer durum böyleyse, Filistin’in laikleri akıllı çıktı. Bizim laikler onlara kurban olsun.

İşin püf noktası şu: Filistin’in can düşmanı İsrail, Filistin içindeki laik unsurları müttefik olarak görüyor. Filistin halkının seçtiği meşru hükümete karşı, kaybeden laikleri silahlandırmak istiyor. Düşünmesi dahi akla ziyan.

Malum güruh da bizim içimize saplanan bir İsrail’dir. Düşmanlarımız, içimizden müttefik olarak “laik-seküler” unsurları teçhiz ediyor. Acaba, düşmanla dişe diş mücadele etsek, içimizdeki laiklere silah da gönderir mi? işte soru bu ve ben bu soruya “hayır” diyemiyorum.

Çünkü malum medya, başından beri, zaten bu işlevi yapıyor. Bu ülkenin düşmanlarının desteğiyle bu ülkenin değerlerine karşı savaşıyor. Malum medya, Türkiye’nin içine sokulmuş bir Truva Atı’dır. Onun için vatanını savunan Filistinliler ve Lübnanlıların yanında değil, işgal ve katliam yapan İsrail’in yanında saf tutmaktadırlar. Bu, cibilliyetinin gereğidir.

 

Yorum Yaz