3 Rebiü'l-Ahir 1431 | 19 Mart 2010

Şu muhteşem dua, bizim de duamız olsun:
İlâhî! Erine’l-eşyâe kemahî
(Allah’ım! Bize eşyanın hakikatini göster!)

» Anasayfa

» Biyografi

» Videolar

» Bize Ulaşın

» Sık Kullanılanlara Ekle

» Giriş Sayfam Yap

» Ziyaretci Defteri

Kategoriler

Kur'an ve Tefsir
Akaid ve Kelâm
Fıkıh ve İlmihal
Hadis ve Sünnet
Güncel
Siyer
Muhtelif
Kur’an’da ki Peygamberler
Beşeri Bilimler
Şiir
Sesli ve Görüntülü Eserleri
Basılmış Eserler
Okuma Sırasına Göre Kitaplar

Üyelik

Kull. Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

En Çok Okunanlar

Müstehcen resimler ve görüntüler
Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksin

Bayanlara Özel Site

Kadın Erkek İlişkisi

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Perukla Çalışmak

Sormazsam Ölürüm

Sol elle yemek

Başörtümü mü? İş mi?

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

Geriye Dönük Haram Yemeyi Nasıl Ödeyeceğim?

Yorumlananlar

Cennet ve Cehennemin Ebediyeti
Selamunaleykum değerli hocam, Allah’ın selamı sizin ve bu hayatı örnek olarak yaşayan, geçmişten bug

Perukla Çalışmak

Müstehcen resimler ve görüntüler

Allah Bizi Yaratırken Fikrimizi Neden Sormadı?

İlim İçin Baş Açmak

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Adetlinin Orucu

İbn-i Teymiyye

Bayanlara Özel Site

Başörtümü mü? İş mi?

Meâl Hakkında Birkaç Sual

 
 
.: Yazarlar :.

 
Cuma hutbelerine dair (3)
15/04/2007

Güncel

Yeni Diyanet kadrolarının göreve gelince yaptığı takdire değer uygulamalardan biri de, Türkiye’de tek merkezden üretilen hutbenin tüm Türkiye’deki 70.000 caminin minberinden okutulması uygulamasını kaldırmasıdır. Merkezi hutbe uygulamasından vazgeçilerek, bu işin müftülüklere bırakılması hayırlı bir gelişmenin başlangıcıdır. Umarım bu yönde ilerleme sürer ve imam-hatiplerin itibarsızlaştırıldığı günümüzde Diyanet önce kendi personeli olan imam-hatiplere güvendiğini isbat eden adımlar atar.

Kaldırılan “merkezi hutbe” uygulaması gerçekten garip bir uygulamaydı. Bu uygulama dört açıdan sakıncalıydı:

1. İnsan onuru açısından sakıncalıydı. Zira bu uygulamanın temelinde hem imamlara hem de cemaate güvensizlik yatıyordu. 70.000 imam bir “kaset” veya bir “CD” konumuna indirgenerek aşağılanıyordu. Onların düşünebilen tek canlı türüne ait birer insan olduğu göz ardı ediliyor ve ellerine verilen teksir kâğıtlarını gözü kapalı okumaları isteniyordu.

2. İmam açısından sakıncalıydı. Zira imamlar hutbeyi kendileri hazırlasalar bilgi kazanacaklardı. Bu uğurda ter dökerken bilgice zenginleşmiş olacaklardı. Bu vesileyle Kur’an’ı, tefsirleri, sünnet ve hadis müktesebatını karıştıracaklar, bilgiyle irtibatları periyodik olarak korunmuş olacaktı. Teksir hutbe uygulaması bu gelişimin önüne set çekiyordu.

3. Cemaat açısından sakıncalıydı. Zira teksir hutbe uygulaması doğudaki bir şehirle batıdaki bir şehrin, 15 milyon nüfuslu bir megapol ile 1500 nüfuslu bir kasabanın sorunlarını aynı kalıba döküyordu. Cemaatin hükmi şahsiyetini yok sayıyor, bu da bir tür cemaati tahkir anlamına geliyordu.

4. İslam geleneği açısından sakıncalıydı. Zira hutbeler konu itibarıyla hatip ile muhatap arasındaki ortak gündem etrafında verilirdi. Hutbenin zımni sünnetiydi bu. Efendimizin tüm hutbeleri bu sünnetin göstergesiydi. Teksir hutbe, camileri merkezin bir “propaganda merkezi” konumuna dönüştürdü ara ara. Ömründe cami cemaat görmemiş siyasetçiler ve bürokratlar, cami cemaatine “AİDS” hutbesi okunması talimatını verdirdiler. Bu tarihe geçecek bir komiklik, aynı zamanda cami cemaatine hakaretti.

Merkezi hutbenin mühendisliğe açık bu yapısının, kendini bilmez siyasiler ve bürokratların iştahını kabartmaması mümkün değildi. Düşünsenize bir, bir duyuru yapacaksınız. Bunun ülkenin en ücra köşesine kadar ulaşmasını istiyorsunuz. Uyar mı-uymaz mı, yakışır mı-yakışmaz mı, yeri mi-değil mi diye sormadan “bildiri okuma” işini imamlara havale ediyorsunuz. Oh, ne ala memleket!

Tarım bakanlığı hayvancılık ıslahı projesini duyuracak, ver imamın eline bir teksir. Orman bakanlığı yangına karşı vatandaşı uyaracak, tutuştur imamın eline bir teksir kağıdı. Sağlık bakanlığı bir aşı programı uygulayacak, gönder imama bir teksir okusun. Maliye bakanlığı vergi tahsil edecek, imam efendi ne güne duruyor?

Abarttığımı biliyorum. Ama eski dönemde uygulanan teksir hutbesi yöntemini istismar edenler çok oldu. Oysaki hutbe bir ibadettir. O kadar ibadet ki, namazın ilk yarısı gibi namazdandır. Bu yönüyle namaz için şart olan bazı hususlar hutbe için de şarttır. Nasıl ki seküler namaz olamazsa, seküler hutbe de olamaz. Onun için hatip hutbeye Allah’a hamd, Rasule salat, bu ikisine şehadetle başlar.

Soru sahibi kardeşimiz çok önemli bir hususa dikkat çekiyor: “Hutbe cemaatin paylandığı veya meydan okunduğu yer midir? Hutbe tamamen Müslüman’ın iç eğitimine dönük bir kurum iken, kendi içimizde öteki oluşturmak ne kadar ahlakidir?”

Kendisine bir nebi emaneti olan minberi, hiçbir müttaki imam-hatip, Allah Rasulü’nün kullandığı amaç, üslup ve usul haricinde kullanamaz, kullanmamalıdır.

Doğrudur, makamının ağırlığını taşımayan bazı imam-hatipler, hutbeyi cemaat paylama makamı olarak kullanabilmektedirler. Bu emanete sadakatsizliktir. Malum, minber, kelime anlamının da gösterdiği gibi yüksektir. O makamın sorumluluğunu omuzlarında tam hissetmeyen birinin cemaate tepeden bakması için ortam hazırdır. Fakat bu hatibin sözünün tesirini o an tuzla buz eder. Sözü hatip söyler, tesirini Allah yaratır. Allah böyle bir kalbin ağzından çıkan söze tesir bahşetmez. İmam-hatip, köyünden ilk defa çıkıp sırtına üniforma eline G-3 verilince, kendini memleketin kralı sanan kifayetsiz muhteris jandarma rolünü oynamamalıdır.

Hz. Peygamber’in “Peygamberlerin en hatibi” buyurduğu Şu’ayp peygamberin Kur’an tarafından aktarılan o muhalled sözlerini hatırlayalım: “Size olan nehiy ve uyarılarım size muhalefet etme arzumdan kaynaklanmıyor; tek arzum gücümün yettiği oranda sizleri düzeltmeye çalışmaktır. Bu konuda başarım varsa o yalnızca Allah’a aittir; sadece O’na güvendim ve yalnızca O’na dayandım.

Bu, işte hitabet ahlakı bu. Bu ayet bize bir hatibin hitabet ahlakı nasıl olmalıdır sorusunun cevabını veriyor. Bu edebe imtisalendir ki, müttaki hatipler hutbe girişindeki hamdele sırasında okunan “Usikum bi takvallah: Size Allah’a saygılı davranmanızı tavsiye ederim…” ibaresinin arasına bir ibare ekleyerek “Usikum ve nefsiye’l-asiyeh: Size ve asi nefsime tavsiyem odur ki…” kalıbını elde ederler. Bu da hitabet edebindendir.

Sözün özü: İmam demek, ana yürekli adam demektir. İmam demek, ölü değil diri yıkayan adam demektir. O halde imam-hatiplerin başarısı, dirileri nasıl ve ne kadar yıkayabildikleriyle ölçülecektir.


12078

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

15/04/2007 Cuma hutbelerine dair (3)

15/04/2007 Cuma hutbelerine dair (2)

13/04/2007 Cuma hutbelerine dair (1)

01/04/2007 Peygamberimiz bizim için adı değil hayattır

11/03/2007 “Kadının adı yok”, peki ya değeri?

04/12/2006 Tıp Ahlakı

03/11/2006 “İnanca saygılıyız” diyenler, dürüst olun!

30/10/2006 Gazlı içeceklere dair (2)

29/10/2006 Gazlı içeceklere dair (1)

10/09/2006 Ya o şehit anası tesettürlü olsaydı?

21/08/2006 İçene af(iy)et olsun (1)

17/08/2006 İçene âf(iy)et olsun (2)

13/08/2006 Hayırlı bir teşebbüs

31/07/2006 Allah aşkına, o ucube ansiklopediyi camilerden kaldırın!

15/07/2006 Helal vesikası bağlamında imkanlar ve zaaflar

26/06/2006 Uyku ilahiyatı (3)

25/06/2006 Uyku ilahiyatı (2)

23/06/2006 Uyku ilahiyatı (1)

09/05/2006 Bende Diyorum Tesettürlüler Arabistan'a! (2)

06/05/2006 Ben de diyorum: Tesettürlüler Arabistan’a! (1)

10/05/2006 Kim gitsin?

21/04/2006 Hilal’imizi bedr eyle Allah’ım!

26/01/2006 İslâm Hukuku ve 'vicdani red' hakkı

01/01/2006 İçen günahkardır, savunan ise şeytan!

02/01/2006 Müslüman zamanı

05/12/2005 Nikah sözleşmesi ve veli izni

30/11/2005 Hacı adaylarına 10 tavsiye

11/11/2005 Oy, oyun, "OYAK"

03/09/2005 "Erdemliler" hareketi ve tereddütler

03/09/2005 "Hayatın Yeniden İnşası İçin"

03/09/2005 Şeytanın çarptığı faizciler milleti çarptı

03/09/2005 Filler ve Ebabiller

03/09/2005 Alperenlere!

03/09/2005 Bin sinek bir arı etmez

03/09/2005 Dostlarıyla dalaşanlar düşmanlarıyla savaşamazlar

03/09/2005 Fitne

03/09/2005 Fitne (2)

03/09/2005 Başörtüsü medeniyet sembolü olmaya doğru gidiyor

03/09/2005 "Amca Bayram"

03/09/2005 99 sizin elinizde, milletin elindeki 1’den niye korkuyorsunuz?

03/09/2005 UNESCO bu yazdıklarımla ilgilenir mi?

03/09/2005 ''Allah'a dininizi öğretmeye mi kalkıyorsunuz?''

03/09/2005 Başörtüsüne özgürlük

03/09/2005 Ramazan'a saygı

03/09/2005 Bayram

03/09/2005 Bir modern zaman menkıbesi

03/09/2005 Komünizm mi, Kemalizm mi?

24/5/1999 Feryadımı feryadınızın yanına koyun

14/6/1999 İnancı olan kuş yerin altında da uçar

13/09/1999 Özgürlük münafıkları
 
 

Makaleler

Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur

Kur'an

İlim ve Bilim

İrfan ve Şuur

İnsan ve Toplum

İbadet

Eğitim ve Öğretim

Gazete Gündem

Güncel

Siyaset

Tarih

Haftanın Makalesi

Meal Hakkında

Kurani Hayat Makaleleri

Söyleşiler - Soruşturmalar

Sizden Gelenler

English Translations

Deutsche Übersetzungen

Arabic

Yeni Şafak Makaleleri

2001- Makaleleri

2000- Makaleleri

Medyalar

Arama

 

Etkinlik Takvimi

Söyleşi

Ahmed İslamoğlu Hocaefendi İle Röportaj

Ahmed İslamoğlu Kimdir?

Son Eklenenler Soru ve Cevaplar

Evrenin Yaratılışı, Sınav Günü ve Sembolik Anlatım

Askerde Namaz

Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur'an

Hayat Kitabı Kur'an

Özlü Sözler

Tavsiyeler I

Tavsiyeler II

Adayış Risalesi

Yürek Devleti

Yürek Fethi

Son Eklenenler Makaleler

Gedenken, verstehen oder ins Leben tragen?

Was ist Nafs? (3)

Was ist Nafs? (2)

Was ist Nafs? (1)

Allah'a iftira etmeyiniz!

Eller var...

"Ergenekon" işbaşında mı?

İmam-Hatiplilerin önü açıldı mı?

Eğitimin sistemi-sistemin eğitimi

28 Şubat bir "fitne" idi

Linkler

 

Copyright © 2008 MUSTAFA İSLAMOĞLU
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Yazılım: networkbil