Kadir-i Hum Hadisesi

Kadir-i Hum Hadisesi

Allah'ın selamı üzerinize olsun kıymetli hocam. Hocam, Kadir Hum hakkindaki düşüncniz nedir? Bu konu hakkında beni aydınlatırsanız sevinirim. Şimdiden Allah razı olsun.

Aziz mü'min,

Kadir-i Hum'un nesini soruyorsunuz. Eğer orada Efendimiz ehl-i beyti kanatları altına almış mıdır?" diyorsanız, evet tarih gösteriyor ki orada böyle bir olay yaşanmıştır. Eğer bundan Hz. Ali'yi yerine halife/vasi seçtiği sonucu çıkar mı diyorsanız. Asla ve kata çıkmaz.

1. Peygamberlik saltanat gibi babadan oğula, babadan damada geçen bir şey değildir.

2. Peygamberlerin mirası risalettir. Risalet mirasının varisi ümmettir. Ne Ali'dir ne Ebubekir'dir, ne şudur ne budur.

3. Sünnilerin hilafette efdaliyyet düşüncesini de Şiilerin vesayet ve velayet düşüncesini de Kur'an'a mutabık görmüyorum.

4. Bu konuda Kur'an'ın sözü liyakat ve ehliyettir: "Allah emanetleri ehline vermenizi emreder." Nokta.

5. Bu konu 1400 yıldır tartışma ve çatışma meselesi olmuş. Bir 1400 yıl daha tartışılsa hiçbir şey çıkmaz. Bu konuları bırakıp da Allah'a layık kul Peygambere layık ümmet olalım derim.

 

Kadir-i Hum rivayetleri, mezhepçilik uğruna istismar edilmiştir. Bu konuda olan bitenin aslı nedir? Şu aşağıdaki rivayet, hikayenin şahsen beni tatmin eden versiyonudur. Bundan öte kem nasıl inanmak istiyorsa öyle inanır. Mezhepçilik hastalığına tutulmuşlara Allah’tan şifa dilemekten başka yapacak bir şey de yoktur. İşte işin aslını veren rivayet:    

 

Hz. Ali Yemen’den ganimetlerle döner. Orada elde ettiği ganimetlerden beşte biri ayırır. Yerine Bureydetu’l-Eslemi’yi vekil bırakarak kendisi ordusundan önce Mekke’ye vasıl olur. Hz. Peygamber’le buluşur. Bir süre sonra Mekke’ye giren ordunun beytülmal için ayırdığı elbiseleri aralarında paylaşıp giydiğine şahit olur. Vekiliyle şiddetli bir münakaşaya girişir. Hz. Peygamber bu tartışmada Hz. Ali’nin yanını tutar. “Ben kimin mevlasıysam Ali de onun mevlasıdır” sözünü bu münasebetle söylemiştir. (Ahmet b. Hanbel) Hikmet Zeyveli, Kur’an ve Sünnet üzerine, s. 204 vd.